BEL VE BOYUN AĞRILARI

  Ağrı, hem evrensel olarak çok fazla karşılaşılan ve zamana bağlı olarak artış gösteren bir problemdir. Tüm insanlar için ortak bir deneyim olan ağrı kavramı International Association for the Study of Pain (IASP – Uluslararası Ağrı Araştırmaları Teşkilatı) tarafından “doku hasarı veya potansiyel doku hasarı ile birlikte olan ya da böyle bir hasar süresince tanımlanan duyusal ve emosyonel deneyim” olarak tanımlanmıştır. yaşam döngüsünde kazalar, travmalar, hastalıklar, duruş bozuklukları gibi çeşitli sebeplerle ortaya çıkan ağrı hissinin, insanlar tarafından algılanışı yaş, cinsiyet, psikolojik sebepler, sosyokültürel faktörler ve ağrı davranışı gibi birçok olgudan etkilenmektedir.

  Ağrı yerleşirse, hareketleri kısıtlılığı oluşturmanın yanısıra, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir. Buna bağlı olarak  sadece kendimizi değil, aile ve iş ilişkilerimizi ve tüm yaşamımızı olumsuz etkileyebilir.

Dünyada, kronik ağrı durumun yol açan en sık nedenler arasında kas iskelet sistemi hastalıkları yer almaktadır. Toplumda kas iskelet sistemi hastalıklarına bağlı  bel ve boyun ağrıları en fazla karşılaşılan gruptur. Doğru zamanda ve doğru şekilde değerlendirme ve uygu lamaya alınmayan bu ağrılar çoğunlukla kronikleşme eğilimindedirler. Kronik ağrı çok sık karşılaşılan ve  insanların % 20’sini etkileyen ve doktor ziyaretlerinin %15 ila %25’ini oluşturan fazlasıyla can sıkıcı bir durumdur. Sonuç olarak var olan ağrı,  buna bağlı ortaya çıkan günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlanma ve psikolojik problemler hastaların yaşam kalitelerini çok ciddi ölçüde düşürmekte ve olumsuz yönde etkilemektedir.

  Omurgada 3 bölge ve 3 kavis vardır. Toplam 7 omurun oluşturduğu boyun bölgesinde arkaya doğru kavis, 12 omurun oluşturduğu sırt bölgesinde öne doğru kavis ve 5 omurun oluşturduğu bel bölgesinde ise öne doğru kavis bulunur. Bel bölgesinin altında omurların birleşmesi ile oluşmuş kuyruk sokumu bölgesi yer alır. Bu üç kavis dengede ve olması gereken açılarda konumlandığında kulak, omuz ve kalça ön kısmı aynı doğrultuda dik pozisyonda durmaktadır. Sağlıklı ve doğru bir duruş bu kavisleri doğru açılarda ve dengede tutarak oluşur.

  Omurganın vücuda sağladığı üç temel kazanım vardır. bunlardan ilki; Destektir. Baş, gövde, göğüs ve karın boşluğundaki iç organların ağırlığını taşımak ve bunlara sağlam bir destek oluşturmaktır. İkincisi ise hareket sağlamaktır.  Vücudun her yönde hareketini sağlar. Bir diğeri ise koruma görevidir. Omurganın arka kısmındaki kanal, hayati bir fonksiyonu olan omuriliği korur.

Bel ve boyun ağrılarının sayılamayacak derecede çok çeşitli sebepleri olabilir. Bunları başlıca belirtmek gerekirse; Duruş bozuklukları ve yumuşak dokuda zorlanma, Kırıklar, Fıtıklar (disk hernisi), Kemik hastalıkları ve kemik yapısı bozuklukları, Kireçlenmeler, İltihabi ve mikrobik hastalıklar, Bel kaymaları, Tümörler gibi problemlerden söz edilebilir.

  Oysa sağlıklı bir omurgaya sahip olmak zor değildir.

Eğer bir rahatsızlıktan kaynaklı ağrınız varsa doğru bir değerlendirme ve doğru bir programla omurgamızı tanıyarak, günlük yaşam ve iş ortamında belimizi ve vücudumuzu doğru kullanarak davranışlarımızı değiştirmek ve ağrılardan korunmak veya var olan ağrıdan kurtulmak mümkündür.

 

Yorum Bırakın

Randevu Alın