MEME KANSERİ LENF ÖDEM REHABİLİTASYONU

Meme kanseri, kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık %25’ini kapsaması ile kadın grubunda en fazla görülen kanser türüdür. Tüm kanserler genelinde ikinci sırayı alır. Kadınlardaki insidansları Doğu Afrika’da 19,3/100.000 iken, Batı Avrupa’da 89,7/100.000 gibi büyük oranlardadır. Türkiyede de benzerlik göstererek  kadınlarda en yüksek orana sahip kanser çeşididir. Erken tanı ve tedavilerdeki ilerlemeler sayesinde, meme kanseri tanısı alan kadınların yaşam süresinde artış olmuştur. Bu sebeple, meme kanserinden sağ kalanlarda kanser tedavilerine bağlı olası komplikasyonları en alt seviyeye ulaştırabilmek ve fonksiyon ile birlikte hayat kalitesini en üst seviyeye çıkarabilmek çok mühim ve hayati bir duruma gelmiştir. Meme kanserindeki tedavi yaklaşımları lokal, adjuvan ve neoadjuvan sistemik tedaviler olarak belirlenmektedir. Lokal tedaviler cerrahi girişim ve radyoterapi uygulamalarıyla oluşurken; sistemik tedaviler kemoterapi, hormon tedavisi, hedefe odaklı tedavi yaklaşımlarını içermektedir. Tüm bu girişimlerle kanserin tedavi edilmesi ve semptomların azaltılması sağlansa da, gerek uygulamalar sürecinde gerek de sonrasında hastalarda çeşitli komplikasyonlar gözlemlenmektedir. Lenf nodu diseksiyonu, interkostobrakial veya torakodorsal sinir yaralanmasına neden olabilmekte ve bu durum aksillar parestezi, kas disfonksiyonu (serratus anterior, latissimus dorsi) ve ağrı ile sonuçlanmaktadır. Meme kanseri ile birlikte gelişen lenfödem, meme kanseri cerrahisinin yaygın bir komplikasyonudur. Radyoterapi uygulaması hastalarda lenfödem gözlemlenme riskinde artış sağlamaktadır. Bütün bunların yanı sıra ciltte kırılganlık, fibrozis ve ışınlanan bölgedeki inflamatuar değişiklikler ile üst ekstremite mobilitesinin kısıtlanmasında etkileri saptanmıştır. Ayrıca radyoterapiye bağlı brakial pleksopati motor ve duyusal değişikliklere yol açmaktadır.

Lenfödem, birincil veya ikincil sebeplerden kaynak alarak lenfatik sistem fonksiyonlarındaki bozulma ve bunun sonucunda intertisyel bölgede protein açısından zengin sıvının birikmesi sonucu oluşur. Son yıllarda kanser müdehalelerinde hayatta kalma süresinin uzamasıyla lenfödem insidansı artmaktadır. Lenfödemin önemli klinik ve patolojik sonuçları vardır. Fiziksel olarak; etkilenen bölgenin ağırlığı, eklem hareketlerinde kısıtlılık ve yara iyileşmesinin bozulmasıyla enfeksiyon ve ağrılarla birlikte gözlemlenen bu durum; endişe, korku, depresyon, vücut imajında bozulma, kendine güven kaybı ve seksüel yaşamın da etkilenmesiyle psikososyal morbidite de yaratmaktadır. Fizyoterapistler olarak lenfödemin önlenmesi, tanı, tedavi ve takibinde bizlere önemli görevler düşmektedir.

Epidemiyoloji

Primer veya sekonder nedenlere bağlı gelişebilen lenfödem kanserli hastalarda sıklıkla lenf nodu diseksiyonu ve radyoterapilere bağlı olarak görülmektedir. Lenfödem sadece alt veya üst ekstremitede değil, kanserin yeri ve cerrrahilere bağlı olarak gövde, genital bölgeler veya baş boyunda görülebilir. Lenfödem her hastada post operatif farklı zamanlarda, farklı hızlarda ve farklı şekilerde ortaya çıkabilmektedir. %80 hastada cerrahi sonrası ilk 3 yılda geliştiği bildirilmektedir.

Lenfödemin önlenmesi en az erken tanı ve tedavi kadar önemlidir.

Önleyici yaklaşımlar

Kanser cerrahileri öncesinde hastaların lenfödem ve riskleri hususunda bilgilendirilmesi, risk azaltma uygulamaları, erken bulguların nasıl yorumlanacağının, hastalara cilt bakımı ve egzersizlerin öğretilmesi hastalığın seyrinin olumlu ilerlemesinde çok etkilidir.

Lenfödem Tanısı

Lenfödemin erken tanısında belirili değişkenler mevcut değildir, hastaların öyküsü ve fizik muayene önem arz etmektedir. değerlendirmede giysilerin takıların veya ayakkabıların sıkması gibi belirtilerin olması, ağırlık, gerginlik hissi, kaşıntı, yanmalar veya ekstremitede ağrılar erken tanıda değerlidir. Fizik muayenede ciltte değişiklikler, gode bırakan ödem, dirsek veya ayak bileği kontürlerinin silinmesi, venlerin görünüşünde azalma, deri ve Stemmer testi ile belirlenen subkutan dokuda kalınlaşma ya da ekstremitede hareket kısıtlılığı saptanabilir. Ekstremite çevre ölçümleri, ekstremite volüm belirleme yöntemleri, su yer değiştirme yöntemiyle hacim belirlenmesi, perometre veya biyoempedans spektroskopi ile ödem veya ekstrasellüler sıvının değerlendirilmesi erken tanıda ve takiplerde kullanılabilir. Altta yatan bir nedenin saptanamadığı konjenital lenfödemlerde sintigarfik incelemeler fayda sağlayabilir. Lenfödem tanısı konduktan sonra lenfödemin şiddetine göre evreleme (stage) ve derecelendirmesi (grade) yapılabilir. Evre 0: Subklinikal lenfödem (ağırlık hissi ve gözle belirgin olmayan ödem) Evre 1-spontan reversibl (üst ekstremite çapında artış, ağırlık hissi ve gode bırakan ödem), Evre 2-spontan irreversibl (gode bırakmayan ödem, yumuşak dokuda sertleşme, fibrozis), Evre 3–lenfostatik elefantiyazis (ileri lenfödem ve ciltte ileri değişiklikler) olarak sınıflandırılabilir. Lenfödem şiddetine göre derecelendirme ise; Grade 0: normal, Grade1: hafif lenfödem Grade 2: orta dereceli lenfödem (kompresif tedavi gerektiren ve/veya lenfokistlerin bulunduğu, Grade 3: ağır lenfödem (fonksiyonları kısıtlayan ve cerrahi gerektirebilen). Grade 4: çok ağır lenfödem (özürlü hale getiren, elefantiyazis) lenfödem olarak yapılmaktadır.

Lenfödem Komplikasyonları

Lenfödemle birlikte görülebilen aksiller web sendromu, lenfatik kist oluşumu, radyasyon fibrozisi, bakteryel veya fungal enfeksiyonlar, selülit, hiperkeratoz, skar, malign lenfödem, parezi, paralizi, venöz yetmezlik, obezite, diyabet, gebelik, ortopedik problemler (donuk omuz, kalça problemleri) gibi diğer durumlar varolan lenfödemi arttırabilir ya da tedaviyi zorlaştırabilir. Lenfödem ilerledikçe tedavide başarı oranı azalmaktadır ve komplikasyonlar hayatı tehdit edici boyutlara ulaşabilmektedir.

Lenfödem Tedavisi

Lenfödem tedavisinde amaç, ödemi azaltmak, azalmış durumu etmek ve komplikasyonları önlemek veya minimale indirerek yaşam kalitesini arttırmaktır. Lenfödem tedavisinde kompleks dekonjestif terapi altın standarttır. Bunun dışında pnömotik kompresyon pompaları, fizik tedavi modaliteleri, kinezyo bantlama, medikal tedaviler, kilo kontrolü ile diyet ve seçilmiş vakalarda cerrahi tedavilerin de yeri vardır.

Yorum Bırakın

Randevu Alın